Uzm. Dr. Onur ER

Dermatoloji

Uzm. Dr. Onur ER

Dermatoloji

Blog Yazılarımız

Estetik

Aralık 25, 2019 Uncategorized
Estetik

Estetik kaygısı insanlığın başlangıcından beri var olan bir konudur. Eski çağlardan beri insan zihninde estetik algısı temel olarak altın oran dediğimiz bir tasvirle algılanmaktadır.

Yani bir yüz şekli ne kadar altın orana yakınsa o derecede gözümüze güzel gelmektedir. Bu açıdan bir kadında güzel bir yüz; çıkık elmacık kemikleri, orantılı bir alın, düzgün şakaklar, orantılı bir burun, dolgun dudaklar, beyaz dişler hafif çıkık ön ve köpek dişleri, orantılı bir çene ucu ve belirgin olmayan çene kemikleri olarak tanımlanmaktadır.

Genel olarak bahsedecek olursak V şeklinde veya kalp şeklinde bir yüz en beğenilen yüz şeklidir. Biz uyguladığımız estetik işlemlerde bu şekle veya orana ne kadar yaklaşırsak o oranda yüzü güzelleştiriyoruz. Bu noktada asıl sıkıntı aslında çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bu şekle tüm insanlar genel olarak sahip oluyor. Zaman içerisinde yer çekiminin de etkisi ile yüz şekli V den ters V şekline dönüyor.

Aslında yaşlanma süreci bu noktada başlıyor. Sarkmalar ne kadar fazla olursa gözümüz ve beynimiz o yüzü o kadar yaşlı algılıyor. Bu noktada bu sarkmayı ne kadar geri çevirirsek yüzün tepe noktalarını ne kadar yukarı alabilirsek o kadar yaşlanmayı geri çevirmeyi başarmış oluyoruz. Tıbbi açıdan yapılan tüm işlemler aslında temel noktada bunu amaçlıyor. Yani gençken sahip olduğumuz veya estetik açıdan güzel kabul edilen kalp şeklinde sarkmamış bir yüz şekline yakınlaşmaya çalışışıyoruz. Ne kadar bu orana yaklaşırsak o oranda başırılı sayılıyoruz.

Write a comment